FAKO Firması Ürünleri
isordil 5 mg 50 tablet
FORMÜLÜ
İsordil 5 mg Sublingual Tablet; her bir tablette, 5 mg izosorbid dinitrat ve yardımcı madde olarak Dye Red F.D.C. No.3 içerir.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
İsordil’in temel farmakolojik etkisi, damar düz kasını gevşeterek
arterlerde ve özellikle venlerde vazodilatasyon sağlamaktır. Büyük
venler de dahil postkapiller damarların dilatasyonu ile kan periferde
göllenir. Bunun sonucunda venöz dönüş azalır ve sol ventrikül diyastol
sonu basıncında düşme sağlanır (preload). Arteriyollerin gevşemesi ile
de sistemik vasküler direnç azalır ve kan basıncı düşer (afterload).
İsordil’in angina pektoris’i iyileştirici etkisinin mekanizması tam
olarak bilinmemektedir. Miyokardın oksijen tüketimi ve oksijen
gereksinimi İsordil’in arteriyel ve venöz sistem üzerine olan etkileri
ile azaltılır ve daha iyi bir arz-talep oranı sağlanır. Büyük
epikardiyal koroner arterler de İsordil ile dilate olur ve ancak bu
durumun anginanın iyileşmesindeki rolü kesinlik kazanmamıştır.
Tedavi edici dozlarda İsordil sistolik, diyastolik ve ortalama kan
basıncını özellikle ayakta duran hastalarda azaltabilir. Etkili koroner
perfüzyon genellikle korunur. Sistemik kan basıncı azalması refleks
taşikardiye sebep olabilir ve miyokardın oksijen ihtiyacı bu durumdan
olumsuz etkilenir. Akut angina pektoris atağı sırasında oluşan sol
ventrikül diyastol sonu basıncı artışının ve pulmoner kapiller "wedge"
basıncı artışının İsordil ile azaltılabildiği hemodinamik çalışmalarla
gösterilmiştir.
İsordil enzimatik denitrasyon ile izosorbid-2-mononitrat ve
izosorbid-5-mononitrat adlı ara ürünlere metabolize olur. Her iki
metabolitin de biyolojik aktivitesi olmakla birlikte başlıca metabolit
olan 5-mononitrat’da bu aktivite daha belirgindir. İsordil esas olarak
karaciğerde metabolize olur.
ENDİKASYONLARI
İsordil 5 mg sublingual tablet angina pektoris ataklarının tedavisinde
ve önlenmesinde endikedir. Kontrollü klinik çalışmalarda egzersiz
sırasında çekilen EKG’lerle, İsordil’in angina pektorisli hastalarda
egzersize toleransı artırdığı ancak miyokard iskemisinin artmasına
sebep olmadığı gösterilmiştir. Sublingual tabletin angina pektoris
atağının oluşmasına sebep olması muhtemel durumlardan birkaç dakika
önce alınması ile akut profilaksi sağlanır. Etkileri daha uzun sürede
başladığı için İsordil 10 mg oral tabletin akut profilakside
kullanılması uygun değildir. Kontrollü klinik çalışmalarda İsordil
sublingual tabletin angina pektorisin akut ataklarını hafiflettiği
gösterilmiştir. Sublingual İsordil ile semptomların düzelmesi, ortalama
3-4 dakikada sağlanmaktadır.
İzosorbit dinitrat (tek başına veya kardiyak glikozid ve diüretiklerle
veya hidralazin ile birlikte) refrakter konjestif kalp yetmezliğinde ve
diğer düşük kardiyak debi durumlarının tedavisinde uygulanmış ve etkili
olmuştur.
KONTRENDİKASYONLARI
İzosorbid dinitrat, nitratlara aşırı duyarlılığı veya idiyosinkrazisi olan hastalarda kontrendikedir.
UYARILAR / ÖNLEMLER
Akut miyokard enfarktüsünün ilk günlerinde yararlılığı tam olarak
tespit edilmemiştir. Enfarktüsün erken döneminde organik nitrat
tedavisi seçildiği takdirde hipotansiyonun zararlı etkileri gözönüne
alınmalı ve hemodinamik izleme ile sık klinik değerlendirme ihmal
edilmemelidir.
İsordil sublingual tabletin uygulanması sırasında hastanın oturur
vaziyette olması uygundur. Hasta ayakta iken uygulanması halinde
izosorbit dinitrat ile çok düşük dozlarda dahi ciddi ortostatik
hipotansiyon görülebilir. Bu nedenle diüretik tedavisine bağlı olarak
kan volümü azalmış olan veya sistolik kan basıncı 90 mmHg’nın altında
olan hastalarda ilaç uygulanırken dikkatli olunmalıdır. Nitratlarla
oluşan hipotansiyon ile birlikte paradoks bradikardi ve angina pektoris
ağrısının artması görülebilir.
Hipertrofik kardiyomiyopati sonucu oluşan angina, nitrat tedavisi ile
şiddetlenebilir. İlaca tolerans ve diğer nitrat ve nitritlere çapraz
tolerans oluşabilir.
Kalsiyum antagonistleri ile organik nitratların birlikte kullanılması
halinde belirgin semptomatik ortostatik hipotansiyon oluştuğu
bildirilmiştir. Böyle durumlarda her iki ilacın dozlarının ayarlanması
gereklidir. Klinikte, laboratuvarda izole dokularda ve mesleki olarak
nitrogliserine maruz kalanlarda yapılan çalışmalarda, izosorbid
dinitrat veya nitrogliserin’in vasküler ve antianginal etkilerine
tolerans gelişebildiği gösterilmiştir. Önerilen dozda izosorbid
dinitrat kullanan angina pektorisli hastalarda toleransın önemi henüz
belli değildir.
Anginalı hastalarda yapılan klinik çalışmalarda nitratlarla tedavinin
kesilmesinden sonra anginal atakların daha kolay oluşabildiği ve
hemodinamik etkilerde rebound oluşabildiği görülmüştür. Bu gözlemlerin
rutin klinik kullanımdaki önemi henüz bilinmemektedir. Ancak izosorbid
dinitrat ile tedavinin sonlandırılmasında ilacın ani olarak değil,
yavaş yavaş azaltılarak kesilmesi uygun olur.
Hastalar için bilgi: İzosorbid dinitrat ile tedavinin başlangıcında baş
ağrısı oluşabilir. Bilinen ilaçların kullanılması veya dozun
azaltılması ile geçebilen baş ağrısı zaten 1-2 hafta içinde
kendiliğinden kaybolur.
İlaçlarla etkileşim: Nitratların hipotansif etkilerine duyarlı olan
şahıslarda alkol ile bu duyarlılık artar. İzosorbid dinitrat doğrudan
damar düz kasını etkiler bu nedenle son ortak yolu damar düz kası olan
diğer ajanların etkisi azalır ya da artar.
Gebelikte kullanımı: Tavşanlara insan maksimum oral dozunun 35-150
katının uygulanması ile embriyotoksisitede doza bağımlı bir artış
gözlemlenmiştir. Gebe kadınlarda kontrollü çalışmalar yapılmamıştır.
İzosorbid dinitrat sadece muhtemel zararların göze alınabileceği
durumlarda gebelere uygulanabilir.
Süt verme döneminde kullanımı: İlacın süte geçip geçmediği
bilinmemektedir. İlaçların çoğu süte geçtiğinden emziren annelere
uygulanması durumunda dikkatli olunmalıdır.
Pediyatrik yaş grubunda kullanımı: Çocukluk çağında etkinlik ve güvenilirliği henüz kesinlik kazanmamıştır.
YAN ETKİLER / ADVERS ETKİLER
Baş ağrısı ve hipotansiyon doza bağımlıdır. Yaklaşık %25 sıklıkla
rastlanan bazen ciddi ve inatçı olabilen baş ağrısı yanında ateş
basmaları da oluşabilir.
Postural hipotansiyon nedeni ile oluşan serebral iskemi sonucu geçici
başdönmesi ve yorgunluk atakları gibi belirtiler oluşabilir.
Bazen normal tedavi dozlarında bile nitratların hipotansif etkilerine
duyarlı kişilerde ciddi yan etkiler (bulantı, kusma, kabızlık,
huzursuzluk, solukluk, terleme ve kollaps, nadir olarak döküntü ve
eksfoliyatif dermatit) oluşabilir. Bulantı ve kusma çok nadirdir.
DOZ AŞIMI VE TEDAVİSİ
Semptomlar: Kan basıncında ani bir düşüş; inatçı ve şiddetli baş
ağrısı, baş dönmesi, çarpıntı; görme bozuklukları, deride kızarıklık ve
terleme (daha sonra soğuma ve siyanoz), bulantı ve kusma (kolikle
birlikte bazen kanlı diyare), senkop, siyanoz ve anoksi ile
methemoglobinemi, önce hiperpne, sonra dispne ve yavaş solunum; nabızda
yavaşlama (dikrot ve intermitan), kalp bloğu; konfüzyon, ateş ile
birlikte kafa içi basınç artması, paralizi, koma ve klonik
konvülsiyonlar, hatta dolaşım kollapsı sonucu ölüm görülebilir.
Tedavi: Gastrik lavaj uygulanmaktadır ancak etkili olduğu
kanıtlanmamıştır. Hasta şok pozisyonunda yatırılmalı ve
ekstremitelerine pasif hareketler yaptırılarak venöz dönüşe yardımcı
olunmalıdır. Gerekli olduğu takdirde oksijen ve yapay solunum
sağlanmalıdır.
Methemoglobinemi mevcutsa metilen mavisinin %1’lik solüsyonu 1-2 mg/kg olarak intravenöz uygulanmalıdır.
Organik nitratların mutad dozlarda uygulanması ile methemoglobinemi
nadir olarak bildirilmiştir. Methemoglobin oluşması doza bağımlıdır ve
genetik olarak methemoglobin oluşmasına eğilimli kişilerde mutad
dozlarda uygulanan organik nitratlarla dahi zararlı konsantrasyonlarda
methemoglobin oluşabilir.
Aşırı doza bağlı oluşan hipotansiyonda epinefrin uygulanması etkili değildir ve epinefrin ve benzeri ilaçlar kontrendikedir.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Angina pektoris atağı tedavisinde başlangıç dozu sublingual uygulanan 5
mg’dır. İsordil dozu angina hafifleyinceye veya yan etkiler görülünceye
kadar yavaş yavaş artırılır. Yatan hastalarda kan basıncı ayakta
ölçümlerle izlenmelidir. Angina pektorisin akut profilaktik tedavisinde
2-3 saatte bir 5-10 mg sublingual İsordil uygulanması önerilir. Uzun
süreli idame tedavisi ile ilgili henüz yeterli çalışma yoktur.
Kalp yetmezliği tedavisinde; İsordil 3-4 saatte bir 5-10 mg sublingual veya 4 saatte bir 20-40 mg oral uygulanır.