CARLO-ERBA Firması Ürünleri
kemicetine suk. 1 gr 1 flakon
Formülü:
Beher flakon; 1 g sentetik kloramfenikol levojir’e eşdeğer Kloramfeniksol sodyum süksinat ihtiva eder.
Tanımı:
Kemicitine Süksinat’ın etkin maddesi olan kloramfenikol, in-vitro
olarak birçok gram negatif ve gram pozitif bakteri üzerinde
bakteryostatik tesire sahip geniş spektrumlu bir antibiotiktir.
Farmakolojik Özellikleri:
Kloramfenikol, invitro olarak rickottsiae, lymphogranuloma-psittaccosis
grubu ve Vibrio cholera’ya karşı etkilidir. Özellikle Salmonella typhi
ve Hemophilus influenza’ya karşı aktiftir. Tesirini sağlam hücrelerde
ve hücre içermeyen sistemlerde protein sentezini etkileyerek veya
inhibe ederek gösterir. Antibiotiğin % 8-12’si serbest kloramfenikol,
kalan bölümü glukuronik asidle konjugasyona uğramış inaktif
metabolitler şeklinde itrah edilir. Glukonitler süratle itrah
edildiğinden, kanda saptanan kloramfenikol’ün büyük bir kısmı aktif ve
serbest formdadır. Kloramfenikol süratle difuzyona uğrar ancak dağılımı
uniform değildir. Karaciğer ve böbreklerde yüksek konsantrasyonlara,
beyin ve serebrospinal sıvıda ise düşük konsantrasyonlara ulaşır.
Meningeal enflamasyon mevcut olmasa da serebrospinal sıvıya geçer ancak
ulaştığı konsantrasyon, kandakinin yarısı kadardır.
Endikasyonları:
1- S. typhi’nin sebep olduğu akut enfeksiyonlarda endikedir ancak tifo basili portörlerinin mutad tedavisinde tavsiye edilmez.
2- Aşağıdaki mikroorganizmaların oluşturduğu ağır enfeksiyonlarda kullanılır.
a)Salmonella türleri
b)H. Influenzae (Özellikle menenjitte)
c)Rickettsia
d)Lymphogranuloma-psittacosis grubu
e)Bakteriemi, menenjit ve gram-negatif bakterilerin sebeb olduğu diğer ağır enfeksiyonlar
f)Diğer antibiyotiklere direnç gösteren ve kloramfenikole hassas olduğu
tesbit edilen mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonlar.
3- Cystic fibrosis
Tifo’da nükslerin önlenmesi amacı ile ateş düştükten sonra 8-10 gün süre ile terapötik dozda kloramfenikol verilmelidir.
Kontrendikasyonları:
Kloramfenikol’e karşı aşırı hassasiyeti olanlarda kontrendikedir.
Kloramfenikol hafif enfeksiyonlarda, endikasyon sahasına girmeyen
hastalıklarda (Örneğin: soğuk algınlığı, influenza, boğaz
enfeksiyonları) veya bakteryel enfeksiyonların önlenmesinde
(profilaktik olarak) kullanılmamalıdır.
Uyarılar/Önlemler:
a)Bobreklerde toksik etki gösterebileceğinden, süt veren annelerde dikkatle kullanılmalıdır.
b)Diğer antibiyotiklerle olduğu gibi kloramfenikol ile tedavi sonucunda
da dirençli mikroorganizmaların (mantarlar dahil) aşırı üremesi
sonucunda bir süperenfeksiyon görülebilir. Böyle hallerde gerekli
önlemler alınmalıdır.
c)Prematürlerde ve bebeklerde gray sendromu oluşabileceği düşünülerek dikkatle kullanılmalıdır.
d)Gebelerde tam emniyetle kullanılabileceğine dair kanıt yoktur.
e)Kemik iliği depresyonuna yol açabilecek diğer ilaçlarla birlikte kullanılmamalıdır.
Yan Etkiler / Advers Etkiler
Kloramfenikol kullanımından sonra ciddi ve öldürücü kan diskrazileri
(aplastik anemi, trombositopeni ve granülositopeni) görülebilir. Bazı
aplastik anemilerin lösemiye dönüştükleri rapor edilmiştir. Kan
diskrazileri hem kısa hem de uzun süreli tedavilerden sonra ortaya
çıkabilir. Daha az tehlikeli ilaçların etkili olduğu durumlarda
kloramfenikol kullanılmamalıdır.
Büyük ölçüde ölümle sonuçlanan ve aplastik anemiye dönüşen irreversibl
kemik iliği depresyonu, kemik iliği aplazisi ve hipoplazisinin
tedavisinden haftalar veya aylar sonra görülebilir. Periferal olarak,
en sık pansitopeni görülür ancak az sayıda vakada 3 ana hücre tipinden
(eritrosit, lokosit, trombosit) yalnız bir veya ikisi etkilenebilir.
Kloramfenikol’un uzun süre ve yüksek dozda alınmasi ile reversibl kemik
iliği depresyonu da görülebilir. Bu tür vakalarda erythroid hücrelerde
vakuolizasyon, retikülopeni, serum demir düzeyinde ve demir bağlama
kapasitesinde azalma, anemi görülür. Tedaviye son verildiğinde hastalar
süratle iyileşir.
Gastrointestinal Reaksiyonlar:
Kusma, bulantı, diyare, stomatit ve glossit.
Nörotokslk Reaksiyonlar:
Baş ağrısı, mental konfüzyon, uzun süreli tedavilerde optik ve periferal nevrit.
Hipersensitivite Reaksiyonlar:
Ateş, cildde döküntü, ürtiker, anjioödem, anafilaksi görülebilir. Tifo
tedavisi sırasında tifo basillerinin süratle yok edilmesi ile açığa
çıkan endotoksinler Herxheimer reaksiyonuna yol açabilir. Bu gibi
endotoksik şoklarda sistemik kortikosteroid tedavisi gereklidir.
Karaciğer ve böbrek fonksiyonlan bozuk kişilerde tavsiye edilen
dozlarda bile antibiyotiğin kan seviyesinde aşırı bir yükselme
görülebilir.
Gebelerde Kullanımı:
Kloramfenikol’un gebelerde ve emziren annelerde güvenle
kullanılabileceğine ait kanıt yoktur, çünkü antibiyotik hem plasental
bariyeri aşarak fetusa hem de süt yoluyla bebeğe geçerek gray
sendromuna neden olabilir. Kloramfenikol mikrozomal enzimleri inhibe
ettiğinden, tolbutamid, fenitoin, bishidroksikumarın gibi bu enzimlerle
inaktive olan ilaçların yıkımını önleyerek toksisitesini arttırabilir.
Fenitoin ve barbitüratlar kloramfenikol’un, inaktivasyonunu
hızlandırır, Parasetamol ise inaktivasyonu yavaşlatır.
Kullanım Şekli ve Dozu:
1 g Kemicetine Süksinat ihtiva eden flakonun 10 cc steril su veya serum
fizyoloöjik ile çözülerek hazırlanan % 10’luk solüsyonun en az 1
dakikalık bir sürede intravenöz olarak verilmesi tavsiye edilir.
Intramüsküler uygulamalara flakon muhtevası 6 cc’lik steril enjektabl
suda (Kemicetine Süksinat kutusunda bulunan) eritilir. Mümkün olan en
kısa sürede tedaviye oral yoldan devam edilmelidir. Kloramfenikorun
çocuklarda ve erişkinlerde ortalama günlük dozu kg başına 50 mg’dır. Bu
doz 4 eşit kısma bölünerek 6 saat ara ile verilir. Bakteriemi ve
menenjit gibi ağır enfeksiyonlarda ve tedaviye hafif direnç gösteren
mikroorganizmaların meydana getirdiği enfeksiyonlarda günlük doz 100
mg/kg’a kadar arttırılabilir ancak mümkün olan en kısa surede bu doz
günde 50 mg/kg’a indirilmelidir.
Yeni doğmuş bebeklerde günlük doz 25 mg/kg olarak hesaplanmalı ve 4
eşit kisma bölünerek 6 saat ara ile verilmelidir. 15 günlükten büyük
bebeklere (premature olmamak şartıyla) 50 mg/kg.’lik bir günlük doz
uygulanabilir.
Metabolik fonksiyonların olgunlaşmadığından şüphelenilen bebeklere ve
çocuklara 25 mg/kg’lık bir günlük dozun verilmesi yeterlidir. Bu gruba
girenlerde ilacın kan konsantrasyonu sık sık tayin edilmelidir.