FAKO Firması Ürünleri
tetralet 500 mg 16 kapsül
Protein sentezi inhibitörü tetrasiklin grubu antibiyotik.
Dozaj
Yetişkin 1-2gr/gün 4 eşit doza bölünerek.
Çocukta 25mg/kg/gün 4 eişt doza bölünerek.
Topkal günde 1-3 kez.
Annelik ve emzirme
Gebelik kategorisi D (fetusa olumsuz etkileri vardır).
Kontrendikasyonlar
tetrasiklin allerjisi.
Etkileşim
Penisilinleberaber tetrasiklin verilmemesi
önerilir. Tetrasiklinlerle birlikte alüminyum, kalsiyum ve
magnezyum içeren antasitler verilmemelidir.Antikoagülan
tedavi gören hastalarda ilaç dozunun azaltılması
gerekebilir.
Yan etkiler
Anoreksi,bulantı, kusma, diyare, glossit,
disfaji, enterokolit, anogenitalbölgede enflamatuvar
lezyonlar gibi gastrointestinal yan etkilergörülebilir.
Makülopapüler ve eritematöz döküntüler,
fotosensitivite reaksiyonları, nadir olarak
eksfoliyatif dermatit, hemolitikanemi, trombositopeni,
nötropeni ve eozinofili görülebilir.Anaflaksi, purpura,
perikardit, hepatik kolestaz, diş oluşumu sırasında dişlerde renk
değişikliği ve hipoplazi.
FORMÜLÜ
Tetralet 500 mg Kapsül; her bir kapsülde 500 mg tetrasiklin hidroklorür
ve yardımcı madde olarak siyah demir oksit, kırmızı demir oksit,
titanyum dioksit, indigo karmin, tartrazin ve eritrosin içerir.
FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ
Tetrasiklinler esas olarak bakteriyostatik antibiyotiklerdir ve
antimikrobiyal etkinliklerini protein sentezini inhibe ederek
gösterdikleri düşünülmektedir. Tetrasiklinler, Gram-negatif ve
Gram-pozitif mikroorganizmaların bir çoğunu etki spektrumları içine
alırlar Tetrasiklin sınıfındaki ilaçlar, birbirinin oldukça benzeri
antimikrobiyal spektruma sahiptirler. Bir tetrasikline dirençli hale
gelen mikroorganizmalar diğer tetrasiklinlere de çapraz direnç
gösterirler. MIK (minimum inhibitör konsantrasyonu) değerleri 4 mcg/mL
ve daha düşük olan mikroorganizmalar tetrasiklinlere duyarlı ve 4-12.5
mcg/mL olan mikroorganizmalar ise tetrasiklinlere orta derecede duyarlı
olarak değerlendirilebilirler.
Tetrasiklinler, gastrointestinal sistemden kolaylıkla absorbe olurlar.
Plazma proteinlerine değişen oranlarda bağlanırlar. Karaciğer
tarafından safrada yoğunlaştırılan tetrasiklinler biyolojik olarak
aktif bir şekilde feçes ve idrarla itrah edilirler.
ENDİKASYONLARI
Tetralet-500 Kapsül, aşağıdaki mikroorganizmalarla gelişmiş enfeksiyonların tedavisinde endikedir.
Rickettsiae: Kayalık dağlar benekli humması, tifüs ateşi ve tifüs grubu
hastalıklar, Q ateşi, "rickettsialpox", kene humması; Mycoplasma
pneumoniae (PPLO, Eaton ajanı); psittakoz ve ornitoz etkenleri;
lenfagranuloma venereum ve Granuloma inguinale etkenleri; Borrelia
recurrentis (rekürran ateş etkeni olan spiroket).
Gram-negatif bakteriler: Haemophilus ducreyi (yumuşak şankr);
Pasteurella pestis; Pasteurella tularensis; Bartonella bacilliformis;
Bacteroides türleri; Vibrio comma; Vibrio fetus; Brucella türleri
(streptomisin ile birlikte kullanılır).
Aşağıdaki mikroorganizmaların birçok suşunun tetrasiklinlere dirençli
olduğu gösterildiğinden bu grup mikroorganizmaların etken olduğu
düşünülen enfeksiyonlarda kültür ve duyarlılık testleri önerilmektedir.
Gram-negatif bakteriler: (Bakteriyolojik testlerle tetrasikline
duyarlılığı gösterildiğinde): Escherichia coli, Enterobacter aerogenes
(eski adı Aerobacter aerogenes); Shigella türleri; Mima türleri;
Herellea türleri; Haemophilus influenzae (solunum yolu enfeksiyonlar)
ve Klebsiella türleri (solunum yolu ve üriner sistem enfeksiyonları).
Gram-pozitif bakteriler: (Bakteriyolojik testlerle tetrasikline
duyarlılığı gösterildiğinde): 1- Streptokok türleri: Streptococcus
pyogenes suşlarının %44’ü ve Streptococcus faecalis suşlarının %74’ü
tetrasiklinlere karşı dirençli bulunmuştur. Bu nedenle
mikroorganizmanın duyarlı olduğu gösterilmedikçe, tetrasiklinler
streptokokal hastalıklarda kullanılmamalıdırlar.
(A grubu beta-hemolitik streptokoklarla oluşan üst solunum yolu
enfeksiyonlarında, akut eklem romatizması profilaksisi de dahil,
penisilin genellikle ilk olarak seçilecek ilaçtır.)
2- Streptococcus pneumoniae.
3- Staphylococcus aureus (cilt ve yumuşak doku enfeksiyonları).
Herhangi bir tip stafilokokal enfeksiyon tedavisinde tetrasiklinler
seçilecek ilaç değildirler.
Aşağıdaki mikroorganizmaların etken olduğu enfeksiyonlarda,
penisilinlerin kontrendike olması halinde tetrasiklinler alternatif
tedavi olarak uygulanabilirler.
Neisseria gonorrhoeae: Treponema pallidum ve Treponema pertenue (frengi
ve ekvator frengisi); Listeria monocytogenes; Clostridium türleri;
Bacillus anthracis; Fusobacterium fusiforme (Vincent enfeksiyonu);
Actinomyces türleri. Tetrasiklinler, Chlamydia trachomatis’in etken
olduğu komplike olmayan üretral, endoservikal veya rektal
enfeksiyonların tedavisinde endikedirler.
Tetrasiklinler, akut intestinal amibiyazisde ve ağır akne vakalarında yardımcı tedavi olarak uygulanabilirler.
Tetrasiklinler; trahom tedavisinde endikedirler. Akut tedaviye rağmen
etken ajan yine de her zaman elimine edilemeyebilir. Etken
mikroorganizmanın elimine edilip edilmediği immünofloresans yöntemiyle
anlaşılabilir.
İnklüzyon konjonktiviti, oral tetrasiklin tedavisi veya bir oral ve topikal ilaç kombinasyonu uygulaması ile tedavi edilebilir.
KONTRENDİKASYONLARI
Tetralet-500 Kapsül içerdiği maddelerden herhangi birine karşı hipersensitivitesi olduğu bilinen kişilerde kontrendikedir.
UYARILAR/ÖNLEMLER
Tetralet-500 Kapsüller boyar madde olarak tartrazin içermektedir.
Tartrazine duyarlı kişilerde alerjik tipte reaksiyonlar vuku bulabilir.
Tetrasiklin sınıfı ilaçların diş oluşumu sırasında (gebeliğin 2.
yarısı, bebeklik ve 8 yaşına kadar olan çocukluk dönemi) kullanımı,
dişlerde kalıcı renk değişikliğine (sarı-gri-kahverengi) yol açabilir.
Bu reaksiyon, ilaçların uzun süreli kullanımı sırasında daha çok
görülür; ancak tekrarlanan kısa süreli kullanım hallerinde de
gözlenmiştir. Diş minesinde hipoplazi de bildirilmiştir. Bu nedenle,
tetrasiklin sınıfı ilaçlar, bu yaş grubunda diğer ilaçların etkin
olmadığı veya kontrendike olduğu durumlar haricinde kullanılmamalıdır.
TETRASİKLİN GRUBU İLAÇLAR DİŞ OLUŞUMU ESNASINDA KULLANILMAMALIDIR.
Renal bozukluğun var olduğu durumlarda, mutad oral dozlar bile ilacın
aşırı sistemik akümülasyonuna ve muhtemel karaciğer toksisitesine yol
açabilir. Böyle durumlarda, mutad dozlardan daha düşük dozlar
kullanılmalı ve eğer tedavi uzun süreli ise serum ilaç seviyeleri tayin
edilmelidir. Tetrasiklinlerin antianabolik etkileri BUN artışına neden
olabilir. Bu durum, böbrek fonksiyonları normal olan hastalarda sorun
oluşturmaz. Ancak, böbrek fonksiyonları anlamlı derecede bozuk olan
hastalarda tetrasiklinlerin daha yüksek serum seviyeleri azotemi,
hiperfosfatemi ve asidoza yol açabilir.
Tetrasiklin kullanan bazı kişilerde aşırı güneş yanığı reaksiyonu
şeklinde ortaya çıkan fotosensitivite reaksiyonu en sık demeklosiklin,
daha az oranda klortetrasiklin ve çok nadiren de oksitetrasiklin ve
tetrasiklin ile oluşmaktadır.
Diğer antibiyotiklerin kullanımı sırasında olduğu gibi bu ilacın
kullanımı, mantarlar da dahil ilaca duyarlı olmayan mikroorganizmaların
aşırı çoğalmasına yol açabilir. Eğer süperenfeksiyon meydana gelirse
ilaç kesilmeli ve uygun tedaviye başlanmalıdır. Not: Stafilokoklarla
oluşan barsak süperenfeksiyonu hayatı tehdit edici olabilir.
Beraberinde sifilizin var olduğundan kuşkulanılan zührevi hastalıklarda
tedaviye başlamadan önce karanlık alan muayenesi yapılmalı en az 4 ay
süreyle her ay serolojik kan testleri tekrarlanmalıdır.
A grubu beta-lemolitik streptokokların neden olduğu enfeksiyonlar en az 10 gün süreyle tedavi edilmelidir.
İlacın kullanımı sırasında hastalarda ortaya çıkabilecek
gastrointestinal sistemle ilgili muhtemel ya etkileri önlemek için, bol
miktarda sıvı ile birlikte alınması önerilir.
Uzun süreli tedavide hematopoetik sistem, böbrek ve karaciğer fonksiyonları periyodik olarak izlenmelidir.
Hekime danışılmadan kullanılmamalıdır.
Gebelerde Kullanımı: Hayvan tecrübelerinin sonuçları, tetrasiklinlerin
plasentayı geçtiğini; fetal dokularda bulunduğunu ve gelişmekte olan
fetusta (çoğunlukla iskelet gelişiminin gecikmesiyle ilgili) toksik
etkiler meydana getirebileceğini göstermiştir. Gebeliğin ilk aylarında
tetrasiklin alan hayvanlarda embriyotoksisite belirtileri görülmüştür.
Tetrasiklinler gebeliğin son yarısında, doğacak çocuğun dişleri
üzerindeki muhtemel olumsuz etkileri düşünülerek kullanılmaz (Bkz.
UYARILAR/ÖNLEMLER; diş gelişimi ile ilgili bölüm).
Süt Veren Annelerde Kullanım: Tetrasiklinler anne sütüne geçtiğinden süt veren annelerde kullanımı önerilmez.
Yeni Doğanlar, Bebekler ve Çocuklarda Kullanım: (Bkz.
UYARILAR/ÖNLEMLER; diş gelişimi ile ilgili bölüm). Tetrasiklinler,
kemik gelişiminin olduğu dokularda sabit kalsiyum kompleksi meydana
getirirler.
YAN ETKİLER/ADVERS ETKİLER
Gastrointestinal: Anoreksi, epigastrik bölgede ağrı, bulantı, kusma,
diyare, yumuşak dışkılama, glossit, disfaji, stomatit, siyah kıllı dil,
ses kısıklığı, enterokolit, anorektal bölgede proktit ve pruritisi de
içeren (aşırı kandidiyal üreme ile birlikte) enflamatuvar lezyonlar.
Deri: Makülopapüler ve eritematöz döküntüler, fotosensitivite
reaksiyonları; nadiren eksfoliyatif dermatit, tırnaklarda onikolizis ve
renk değişikliği.
Renal toksisite: Muhtemelen dozla ilişkili olarak BUN artışları olabileceği görülmüştür.
Hepatik kolestaz: Nadir olarak bildirilmiş ve genellikle yüksek tetrasiklin dozlarında görülmüştür.
Hipersensitivite reaksiyonları: Ürtiker, anjiyonörotik ödem,
anafilaksi, anafilaktoid purpura; perikardit; sistemik lupus
eritematozus eksaserbasyonları; ateş, deri döküntüleri ve artralji gibi
serum hastalığı benzeri reaksiyonlar.
Uzun süreli olarak verildiğinde tetrasiklinlerin tiroid bezlerinde
mikroskopik olarak kahverengi-siyah renk değişikliği yaptığı tespit
edilmiştir. Tiroid fonksiyon çalışmalarında herhangi bir değişiklik
bildirilmemiştir.
İlacın tedavi dozlarında uygulanmasını takiben bebeklerde fontanel
kabarıklığı olduğu bildirilmiştir. Ancak ilaç kesilince bu bulgu
kaybolmuştur.
Kan: Anemi, hemolitik anemi, trombositopeni, purpura, nötropeni, eozinofili.
Baş dönmesi ve baş ağrısı da bildirilmiştir.
İLAÇ ETKİLEŞİMLERİ
Bakteriyostatik ilaçlar penisilinin bakterisid etkisine müdahale
edebileceğinden, penisilinle birlikte tetrasiklin uygulanmaması
önerilir.
Absorbsiyonunu etkileyebilmeleri nedeniyle Tetralet-500 Kapsül ile
birlikte aluminyum, kalsiyum ve magnezyum içeren antasid ilaçlar
verilmemelidir.
Tetrasiklinlerin plazma protrombin aktivitesini azalttığı
gösterildiğinden, antikoagülan tedavi gören hastalarda antikoagülan
ilaç dozunun azaltılması gerekebilir.
KULLANIM ŞEKLİ VE DOZU
Doktor tarafından başka şekilde tavsiye edilmediği takdirde:
Yetişkinler: Günlük mutad doz, 1-2 g’dır. Hafif ve orta derecedeki
enfeksiyonlarda her 12 saatte bir adet, ağır enfeksiyonlarda ise her 6
saatte bir adet Tetralet-500 kapsül uygulanır.
Brusella tedavisi: 3 hafta süreyle her 6 saatte bir adet Tetralet-500
kapsül alınmalı ve buna ilk hafta için günde iki kez, ikinci hafta için
günde bir kez 1 g I.M. streptomisin eklenmelidir.
Gonore tedavisi: Başlangıçta 3 adet Tetralet-500 kapsül bir defada
(toplam 1.5 g) alınmalı, daha sonra her 6 saatte bir adet Tetralet-500
kapsül (toplam 9 g’a ulaşıncaya kadar) uygulanmalıdır.
Sifiliz tedavisi: Eşit bölünmüş dozlarda 10-15 gün süreyle toplam 30-40
g uygulanmalıdır. Laboratuvar kontrolleri ile birlikte hasta yakından
izlenmelidir.
C.trachomatis’e bağlı komplike olmayan üretral, endoservikal ve rektal
enfeksiyonların tedavisi: En az 7 gün süreyle her 6 saatte bir adet
Tetralet-500 kapsül uygulanmalıdır.
Akne tedavisi: Başlangıçta eşit bölünmüş dozlar halinde 1 g/gün
uygulanır. Düzelme gösterdiğinde (genellikle bir hafta içinde), doz
tedricen 125 mg-500 mg/gün olan idame dozuna indirilmelidir.
Streptokokal enfeksiyonlarda tedaviye en az 10 gün süreyle devam edilmelidir.
8 yaş üzerindeki çocuklar: Günlük mutad doz, 25-50 mg/kg’dır. İlaç, 4
eşit bölünmüş dozda uygulanmalıdır. Tedavi semptomlar kaybolduktan ve
vücut ısısı normale döndükten sonra 24-48 saat daha sürdürülmelidir.
Not: Kapsüller, tercihen yemekten 1 saat önce veya 2 saat sonra alınmalıdır.
- Absorbsiyonunu bozacağı için Tetralet-500 kapsül ile birlikte
aluminyum, kalsiyum ve magnezyum içeren antasid ilaçlar verilmemelidir.
- Besin maddeleri, süt ve süt ürünleri tetrasiklin absorbsiyonunu etkileyebilirler.
- İlacın kullanımı sırasında hastalarda ortaya çıkabilecek
gastrointestinal sistemle ilgili muhtemel yan etkileri önlemek için bol
miktarda sıvı ile birlikte alınması önerilir.