NOVARTIS Firması Ürünleri
visken 5 mg 30 tablet
Farmakolojik özellikleri:
Visken güçlü bir beta adrenoseptör antagonistidir (Beta bloker).
ß-bloker etkisi kalpte sempatik aktivite artırılarak önlenebilir.
Uygulandıktan sonra 24 saatten daha fazla süre ile ß1 ve ß2
adrenoseptörler üzerine baskılayıcı etki yapar. Önemsenmeyecek kadar az
membran stabilizan aktivitesi vardır. ß-bloker olarak Visken, kalbi,
fiziksel egzersiz ve mental stres esnasında ß- adreneseptör
stimülasyonundan korur ve aynı zamanda istirahat halinde kalpteki
sempatik aktiviteyi azaltır. Bununla beraber intrinsik sempatomimetik
aktivitesi (ISA) kalbe, normal dinlenme anındaki sempatik aktivitesi
tarafından ortaya çıkarılana benzer bazal stimülasyon sağlar. Bunun
sonucunda
dinlenme anındaki kalp hızı, kontraktilitesi ve kalp iletisi bozulmaz.
Böylece bradikardi riski az olmakta ve normal kardiyak output
düşmemektedir.
Visken klinik olarak belirgin vazodilatatör aktiviteye sahip bir
ß-blokerdir. Bu,kan damarlarındaki ß2 adrenoseptörler üzerine kısmi
agonizm yapması sonucunda gerçekleşir. Yerleşmiş hipertansiyonda
yükselmiş vasküler direnç, Visken ile düşürülür, doku ve organ
perfüzyonu bozulmaz ve hatta düzelebilir. Diğer ß-blokerlerle tedavi
sırasında kan lipoprotein profilinde güçlü istenmeyen değişiklikler
görülmesine karşılık, (HDL/LDL oranında düşüş) güçlü ISA’sı nedeniyle
Visken ile uzun süreli tedavide yüksek yoğunlukta lipoprotein (HDL)
oranı ile düşük yoğunlukta lipoprotein oranında (LDL) bir değişiklik
oluşmaz. Bu ISA’nın bronşiyal düz kaslardaki etkisiyle obstrüktif
akciğer hastalığı olan non-astmatik olgularda bronkospazm riskini
azaltır.
Yüksek potens ve biyoyararlanım nedeniyle Visken’in tedavi dozları
düşüktür. Biyoyararlanımda, tama yakın absorbsiyon ve karaciğer ilk
geçiş etkisinin önemsenemez düzeyde az olması nedeniyle, bireysel
plazma seviyesi
farklılıkları azdır ve verilen dozlarda sabit bir terapötik etki sürdürülür.
Visken’in çabuk ve tamama yakını (> % 95) absorbe olması ve
karaciğer ilk geçiş etkisinin önemsenemez oluşu, (% 13) yüksek
biyoyararlanımı (% 87) sağlar. Oral verilişten 1 saat sonra içinde
maksimum plazma konsantrasyonuna ulaşılır. Plazma proteinlerine % 40
oranında bağlanır, dağılma hacmi 2 ila 3 L/kg olup, total klirensi 500
ml/dak.’dır. Visken’in eliminasyon yarılanma ömrü 3 ila 4 saat olup, %
30 ila 40’ı idrarla değişmeden, % 60 ila 70’i ise böbrek ve
karaciğerden inaktif metabolitleri şeklinde atılır. Visken plasenta
duvarını aşar ve süte çok az miktarda geçer.
Endikasyonları:
Arteriyel hipertansiyon
Anjina pektoris (atakların önlenmesi amacıyla)
Sinus ve atriyal taşikardi, paroksismal taşikardi, atriyal flutter veya
fibrilasyonu olan hastalarda taşikardi, supraventriküler ekstrasistoller
Hiperkinetik kalp sendromu
Kontrendikasyonları:
Bronşiyal astım, digitale dirençli kalp yetmezliği, kor pulmonale,
belirgin bradikardi, 2. ve 3. derece A-V bloku, kardiyojenik şok,
obstrüktif pulmoner hastalıklar, metabolik asidoz, ciddi renal
yetmezlik, hamilelik. Süte düşük
oranlarda geçtiğinden emziren annelerde kullanılmamalıdır.
Uyarılar / Önlemler:
Visken, ISA’sız ß-blokerlere göre istirahatte miyokard işlevi üzerine
daha az depresyon yapmasına rağmen, başlangıç halinde veya belirgin
kalp yetmezliği bulunan hastalar Visken ile tedaviden önce uygun
şekilde digitalize edilmelidir.
Benzer olarak, eğer akut miyokard enfarktüsünün tedavisinde Visken
kullanılmış ise kardiyovasküler parametreleri yakından izlemek
gereklidir.
Intrinsik sempatomimetik aktivitesinden dolayı Visken, astmatik olmayan
kronik obstrüktif akciğer hastalığı nedeniyle bronkospazma eğilimi olan
hastaların pulmoner fonksiyonlarında genellikle belirgin bir değişiklik
yapmamaktadır. Ancak tüm ß-blokerlerde olduğu gibi bronkokonstrüktör
etki, hiçbir zaman tamanen dışlanamaz ve ß-blokerler geçmişinde
bronşiyal astım bulunan hastalara kesinlikle uygulanmaz. Bronkospazm
oluşursa, uygun
terapötik önlemler (ß2-stimulanı, teofilin deriveleri) mutlaka
alınmalıdır. ß-bloker ile tedavi edilen hastalara genel anestezi
(Halotan, siklopropan,trikloroetilen, eter ve kloroform gibi) verilme
esnasında kardiyovasküler fonksiyonların yakından izlenmesi şattır.
Mümkün olduğunca ß-bloker tedavisi gören hastalar anestezi altına
alınmamalıdır.
Eğer feokromasitomalı hastalar ß-bloker ile tedavi ediliyorsa, tedaviye
her zaman bir alfa bloker eklenmelidir. ß-bloker tedavisi daha önce
mevcut olan periferal vasküler hastalık semptomlarını
şiddetlendirebilir. Bununla beraber
vasküler ß-reseptörler (vazodilatasyon) aracılığı ile oluşan
sempatomimetik etkisi nedeniyle, Visken ile tedavi esnasında periferal
vasküler yan etkilere (soğuk ekstremiteler) ender olarak rastlanır.
Ciddi renal yetmezliği olan hastalarda, ß-bloker kullanımını takiben önemli semptomlar oluşabilir.
Antidiyabetik tedavi gören hastalara ß-bloker verildiği zaman, uzun
süre perhiz esnasında hipoglisemi meydana gelebileceğinden ve bunun
semptomları da (taşikardi-tremor gibi) gizli kalacağından çok dikkat
edilmelidir.
Bununla beraber hastalara ß-bloker ile tedavi esnasında hipoglisemi
semptomlarının başlıcası olan terlemeyi tanımaları öğretilmelidir.
Hayvanlar üzerinde yapılan deneysel çalışmalarda Visken’in teratojenik
etkisi ile ilgili bir bulguya rastlanmamıştır. Hipertansiyonu olan
hamile kadınların Visken ile tedavisinde, ilacın etkili olduğu ve çok
ender durumlarda ß-
adrenoseptör blokajın sonucu olarak yeni doğanda bradikardi veya
hipoglisemiye yol açmak haricinde fetüs üzerinde istenmeyen bir etkiye
sebebiyet vermeksizin iyi tolere edildiği tesbit edilmiştir.
Visken çok az miktarda süte geçer, fakat terapötik dozda kullanıldığında çocuğu etkilemesi beklenmez.
ß-adrenoseptör blokerleri ile tedavinin başlangıcında meydana gelebilen
baş dönmesi ve yorgunluk nedeniyle araba veya makina kullanan hastalar
tedaviye karşı kendi reaksiyonlarını tayin edene kadar dikkatli
davranmalıdırlar.
Visken çocukların ulaşamayacağı yerde saklanmalıdır.
Yan Etkiler / Advers Etkiler:
Visken genelde iyi tolere edilir. Yan etkileri şunlardır: Yorgunluk,
baş dönmesi,adale krampları, tremor, gastrointestinal rahatsızlıklar
(daha ziyade mide bulantısı), diyare, epigastrik ağrı, baş ağrısı, uyku
bozuklukları (diğer ß- blokerlerde görülenlere benzer), hipotansiyon.
Bu yan tesirler birçok durumlarda hafif ve geçicidir. Tedavinin
kesilmesini gerektiren cild reaksiyonu ve fiziki semptomlar (depresyon,
hallüsinasyonlar) ender olarak görülür(Önlemlere bakınız).
İLAÇ ETKİLEŞMELERİ VE DİĞER ETKİLEŞİMLER
Antidiyabetik: Önlemlere bakınız.
Kalsiyum-kanal bloke edici ajanlar: Oral ß-blokerlerin ve
dihidropiridin grubundan kalsiyum antagonistlerinin birlikte
kullanılmasının hipertansiyon veya anjina pektoriste faydalı
olabileceği gösterilmiştir. Bununla beraber, kardiyak ileti sistemi ve
kontraktilite üzerine güçlü tesiri nedeniyle i.v. uygulamadan
kaçınılmalıdır. Bir ß-bloker, özellikle verapamil tipindeki bir Ca++
antagonisti ile birlikte oral yoldan uygulandığında dikkatli izlem
yapılmalıdır.
Simetidin: ß-blokerlerin plazma seviyesini, muhtemelen hepatik metabolizmayı etkileyerek yükseltebilir.
Klonidin: ß-bloker ve klonidini birlikte alan hastalarda tedavi
durdurulduğunda, klonidin bırakılmasının yol açabileceği muhtemel
hipertansif kriz riskini azaltmak için klonidini bırakmadan birkaç gün
önce ß-blokerler tedrici olarak azaltılarak kesilmelidir.
MAO inhibitörleri: ß-blokerlerle birlikte kullanılması tavsiye edilmez.
MAO inhibitörünün kesilmesini takiben 14 gün içinde teorik olarak
belirgin bir hipertansiyon meydana gelebilir.
Non-steroidal anti-enflamatuvar ilaçlar (NSAID): NSAID’in sebep olduğu
böbrek prostoglandin sentezinin inhibisyonu ve sodyum ve sıvı tutulması
neticesi olarak ß-bloker dahil olmak üzere birçok antihipertansif
ajanın bu
ilaçlarla birlikte kullanıldığında etkileri azalır.
Fenotiyazinler: ß-blokerlerle birlikte kullanılması her iki ilacın plazma konsantrasyonunun artması ile sonuçlanabilir.
Rezerpin: Rezerpin gibi katekolamin depresyonu oluşturan ilaçlarla
beraber kullanımı additif etkiye neden olabilir. Hipotansiyon ve
belirgin bradikardi oluşabilir.
ß-adrenerjik stimülan aktiviteye sahip sempatomimetikler ve ksantinler:
ß-blokerlerle birlikte kullanılması terapötik tesirlerin karşılıklı
inhibisyonu ile sonuçlanabilir. Ayrıca ß-bloker, teofilin klirensini
azaltabilir.
Kullanım şekli ve dozu:
Doz kişilere göre ayarlanmalıdır.
Tedavide tek başına veya diğer antihipertansiflerle beraber kullanılır.
Arteriyel hipertansiyon: Sabahları günlük tek doz olarak 5-15 mg veya 5
mg’lık dozlara bölünmüş olarak 2-3 kerede alınır. Maksimum tek veya
bölünmüş dozlar halinde 45 mg’a yükseltilebilir. Hafif ve orta derecede
hipertansiyon
vakalarında Visken tek başına sıklıkla yeterlidir. Direnç gösteren
vakalarda diğer antihipertansif ilaçlarla birlikte verilmesi önerilir.
Bu türlü birlikte kullanımlarda kullanılan antihipertansif dozunun
azaltılması mümkündür.
Anjina pektoris ve kardiyak aritmiler:Alınacak cevaba bağlı olarak günlük bölünmüş dozlar halinde 10-15 mg alınmalıdır.
Hiperkinetik kalp sendromu: Günde 7.5 ila 20 mg’dır.
Pediyatride Visken kullanımın etkili ve güvenilir olduğu henüz kanıtlanmamıştır.
Böbrek veya karaciğer fonksiyonları bozulmuş olan hastalar genellikle
normal dozlar ile tedavi edilirler. Çok ağır bozukluğu olan olgularda
günlük dozda azaltmaya gidilebilir.
Doz aşımı halinde alınacak tedbirler:
Visken ile doz aşımı genellikle özel bir tedavi gerektirmez.
Gerektiğinde gastrik lavaj yapılabilir. Çok ciddi vakalarda aşırı
bradikardi oluşursa ve vagal blokaj yoksa 0.5 ila 1.0 mg (veya daha
fazla) i.v. olarak atropin sülfat verilmelidir. İkinci bir seçenek
olarak ß-anrenerjik reseptörleri uyarmak amacıyla 5µg/dak. hızla
başlayarak izoprenalin hidroklorür istenen etki alınıncaya kadar yavaş
i.v. enfüzyon şeklinde verilebilir. Refrakter vakalarda;
digitalize veya diüretik tedavisi gören hastalarda kalp yetmezliği
oluşabilir. Bu durumda 8-10 mg glukagon hidroklorür i.v. enfüzyonu
uygulanabilir. Gerekirse enjeksiyonlar tekrarlanabilir ya da 1-3
mg/saat i.v. infüzyon şeklinde devam edebilir. Bu işlemler esnasında
hasta devamlı olarak izlenmelidir. Aşırı dozda hipotansiyon oluşabilir.
Bu durumda kan basıncının sürekli takip edilmesi yanısıra epinefrin
veya levarteranol verilebilir. Bronkospazm oluşursa ß2 stimüle edici
ajanlar ve/veya teofilin deriveleri verilebilir.